Ömer Erdoğan: Bir an o araçta öleceğimiz sandım.
Ali Tandoğan: Midibüsümüz az daha bize mezar olacaktı.
Mutlu Topçu: Yanımızdaki polisler bile kelime-i şehadet getirdi.
YARALAR SARILIYOR
Diyarbakır’da cehennemi yaşayan Bursaspor’da çarşamba günü Kasımpaşa ile oynanacak erteleme maçı öncesinde yaşanan şok atlatılmaya çalışılıyor. Önceki günkü maçın tatil edildiğini öğrenen Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, Bursaspor takımını, üzerlerini değiştirmeye bile fırsat tanımadan apar topar iki polis midibüsüne bindirip stattan çıkarmıştı.
KORKU DOLU DAKİKALAR
Havalimanına giderken saldırıya uğrayan içinde futbolcular ve teknik heyetin bulunduğu polis midibüsleri bir ara Polis Evi’ne sığınmış, ardından da güçlükle havalimanına götürülmüş ve yeşil beyazlı kafile daha sonra özel uçakla Bursa’ya dönmüştü. Aynı uçakta seyahat ettiğimiz Bursasporlu futbolcu ve teknik adamlara, sahada ve polis midibüslerinde yaşadıkları korku dolu dakikaları anlatmalarını istedik.
ÖLECEĞİZ SANDIM
Ömer Erdoğan: Maçın ardından üzerimizi değiştirmeden iki gruba ayrılarak polis minibüslerine bindirildik. Minibüsün yolu Diyarbakırspor taraftarlarınca kesildi. Atılan taşlar sebebiyle aracımızın camları kırıldı. Kaza atlattık. Ancak şoförün yerinde müdahalesiyle kazadan kurtulduk. Sırtımda bir ağırlık ve sıcaklık vardı. Birden titredim. Meğerse bizi taşıyan araca atılan taşlardan serpilen camlar boyun kısmıma girmiş. Bir an o polis midibüsünde öleceğimizi sandım. Saldırı nedeniyle Diyarbakır Polis Evi’ne sığındık. İki yıl Diyarbakırspor`da forma giydim ve bu süreçte hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. Olaylar Diyarbakırspor Kulübü`ne büyük zarar verecektir. Keşke bu olaylar olmasaydı. Oldukça üzgünüz.
BİLDİĞİNİZ DUALARI OKUYUN
Sercan Yıldırım: Daha ısınma idmanında tribünlerden atılan kaya parçalarını görünce korktum. Maçın gergin geçeceğini tahmin ediyorduk ama bu kadarını da beklemiyorduk. Fakat en korkuncunu stattan polis midibüsü ile havalimanına giderken yaşadık. Yüzlerce insan üstümüze akın ediyordu. Bir ara etrafımdakilere, “Buraya kadarmış. Bildiğiniz duaları okuyun” dediğimi hatırlıyorum. Batalla olaylar nedeniyle çok şaşkındı. Bunun dışında Turgay Bahadır oldukça etkilenmişti. Yüzü bembeyaz olmuştu. Doğrusu olaylardan etkilenmemek mümkün değil. Bu olayların Türkiye`de yaşanması hoş değil. Sporda şiddetin olması hiç güzel değil.
Hüseyin Cimşir: Böyle dehşet görmedim. Diyarbakırsporlu arkadaşlarımız bile bize acıdı.
Ali Tandoğan: Stat çıkışında bizi taşıyan midibüs az daha bize mezar olacaktı. İnanılmaz bir gün yaşadık. Bize taş atanların yaşları 15 ila 16’ydı.
DEMİRLERİ SÖKTÜLER
Mutlu Topçu: Polislere, “Bu midibüslerin camları kurşun geçirmez mi?” diye sordum. Bana, kurşun geçirmez olduğunu söylediler. Araçlarımız trafik nedeniyle bir yerde durmak zorunda kalınca, onlarca kişi midibüse saldırıp camları koruyan demirleri söktü. Ondan sonra da taş yağmuru başladı. Kurşun geçirmez denilen o camlar taşlarla paramparça oldu. Camlar kırılınca polislerden kalkanlarını istedik, onlar da bize perde yaptı. Bu arada birkaç polis kasklarını çıkarıp bize verdiler. Yaşadıklarımız o kadar korkucuydu ki, Ozan İpek ağlamaya başladı.
BU KADARINI BEKLEMİYORDUK
Turgay Bahadır: Bize konuşmak düşmez. Biz Diyarbakır’a top oynamaya gitmiştik. Bu şekilde bitmesi hepimizi üzdü. Gerginliğin olacağını biliyorduk ama bu kadar olacağını düşünmüyorduk. Çok üzüldüm. Maalesef futbolun içinde olabiliyor, ama olmaması gerekiyor. Taşlar yağdıktan sonra herkes tedirgin oldu. Maçın tatil edilmesi daha iyi oldu.”