Şehirde sahaya çıkmayan birçok kişinin uykuları kaçarken, Ali Tandoğan gibi zirve yarışı duygusunu yıllarca Beşiktaş’ta yaşamış kişinin bile uykularına şampiyonluk rüyaları girerken, Sercan Yıldırım’ın o golleri kaçırması çok normal…Galatasaray maçında art arda kaçan gollerin ardından sezon arası aklıma geldi.
Sercan Yıldırım her seferinde başka bir takıma transfer oluyor, ehliyetsiz araba kullanıyor, her gün bir medya kuruluşuna açıklama yapıyordu…
Adı üstünde delikanlı yapacak tabii…
Real Madrid’e transferini Paris Hilton ile kutlayan Ronaldo’yu düşünürsek Sercan’ın yaptıkları gerçekten çok naif kalıyor…
Bursaspor için büyük önem taşıyan karşılaşma öncesinde de herkes Sercan’ın maçı olduğunu savunmuştu… Hatta Sercan da ‘Galatasaray’ı bana bırakın’ gibisinden açıklamalarda bulundu…
Karşılaşma sonunda ise Sercan ‘üzerimde çok baskı var’ açıklamasını yapmıştı… Stadın çimlerini bahane etmesi de zaten bu baskının eseriydi…
Sercan’a sezon arasında şu soruyu sormuştum küçük çaplı röportajda; “Psikolojik destek almayı düşünüyor musun?”
“Ben iyiyim ağabey üzerimde baskı yok! Aynı Sercan’ım değişen bir şey yok” demişti.
Aynı soruyu Ertuğrul Sağlam’a sorduğumda ise; “Evet psikolojik desteğe ihtiyacımız olacak ve bu desteği alacağız” demişti…
Sayın Sağlam keşke söylediğini gerçekleştirseydi…
Şehirde sahaya çıkmayan birçok kişinin uykuları kaçarken, Ali Tandoğan gibi zirve yarışı duygusunu yıllarca Beşiktaş’ta yaşamış kişinin bile uykularına şampiyonluk rüyaları girerken, Sercan Yıldırım’ın o golleri kaçırması çok normal…
Sahada ayakta durabildiğine dua edin…
Doğuştan hız yeteneği olan bir futbolcuyu adım adım bitiriyoruz… Bir zirveye koyuyoruz, bir yerin dibine sokuyoruz…
Aynı şeyi Arda Turan için de yapıyoruz, Volkan Şen için de…
Bu medya gel gitleri arasında ise karşımızdakinin psikolojisini düşünemiyoruz…
Allah vergisi yeteneklerin üzerine hiçbir şey koymadan spor yaşantısını noktalayan sporcular ordusu bir ülkede yaşıyor…
Genç yaşlarda alması gereken eğitimi, ilerleyen zamanlarda yaşayarak bulan ve 29 yaşından sonra yıldızlaşan futbolcular kaynıyor bu ülkede…
Bazı tecrübeler yaşayarak edinilir ama öğretilmesi gerekenler için kariyerin son günlerine gerek yoktur…
Sercan Yıldırım’ın hep Manchester United’a gitmesini dilemiştim… Alex Ferguson gibi bir menajerin yanı sıra Ole Gunnar Solskjaer gibi futbolculuk yıllarında son vuruşu mükemmel olan bir antrenörle çalışacağı için…
Baskıdan uzak bir medya, efsane bir menajer ve Sercan’ın ihtiyacı olan son vuruşu çalıştırabilecek antrenör…
Bursaspor gelecek sezon da aynı hedeflere koşacaksa futbolcuların ve teknik heyetin kesinlikle psikolojik destek alması gerekiyor…
Ardından da sezon bitimiyle beraber 1 ay da olsa Sercan Yıldırım’ın Tanju Çolak, Volkan Şen’in de Rıdvan Dilmen ile kişisel antrenman yapması…
Bu iki efsane futbolcuya Ertuğrul Sağlam’ın ya da İbrahim Yazıcı’nın sadece rica etmesi yeterli olur zannediyorum…
Hatta milli takımla birlikte ABD’ye gitmesi neredeyse kesinleşen Sercan’ın bir başka son vuruş ustası Semih Şentürk ile çalışması bile gelişim kaydetmesi için yeterli olur…
Tabii hedeflere koşmak isteyen Bursaspor, bu iki genç değeri satmayacaksa…
Taraftar ne diyordu; ‘Teslim ol İstanbul.’
Teslim olmaları için elindeki silahı vermek doğru olmaz değil mi?